Pandemi günlük hayatımızın akışını ve iş yapış biçimini değiştirmekle kalmadı. İş dünyasında zorluklara başa çıkmak için yeni bir model tanıttı. Merhum VUCA’nın yerini BANI aldı.
Dünyayı kavrama konusundaki zorluklarımızı tanımlamak için kullanılan kavramlardan biri VUCA 80’lerin sonunda SSCB’nin çöküşü ile birlikte yayınlanıp, iş dünyasına transfer edildi. (Dalgalanma, belirsizlik, karmaşıklık ve muğlaklık (volatility, uncertainty, complexity ve ambiguity) kelimelerinin İngilizce karşılıklarının baş harflerinden oluşan VUCA kısaltması, “İşler çığırından çıktı”
2020’de ortaya atılan BANI, insanı odağına alan sezgi, duygu ve değerler sistemine dair yetkinlikleri geliştirerek Yeni Dünya Düzeni’nde daha kolay yol alınabileceğini öngörüyor.
Ana başlıkları şöyle özetleyebiliriz: Kaynak: https://marian-temmen.medium.com/bani-vs-vuca-a-new-acronym-for-a-new-world-59c7be2dddce
Kırılgan (Brittle): Kırılgan kavramı, işletmelerin kırılgan olduğunu ve herhangi bir felakette her şeyin alt üst olabileceğini vurguluyor. Örneğin: 2023 Depremi
Kaygılı (Anxious): Bu terim, iş hayatında sürekli “yetişme” çabasından kaynaklanan kaygıyı ifade ediyor.
Karmaşıklık (Complexity): Zaman değişkenliğinden kaynaklanan bir kopukluk nedeniyle olaylar bağımsız ve orantısız bir şekilde ilerler. Bu nedenle uzun vadeli planlar yapmak şirketlere zarar verir. Örneğin: Küresel İklim Krizi
Anlaşılamaz (Incomprehensible): Bazı cevaplar aradığımızda, cevaplar yanlış anlaşılmaya neden olabilir veya sadece bir anlam ifade etmeyebilir. Bu noktada hakimiyeti kaybedebiliriz. Bu durum için “Anlaşılamaz” terimi kullanılır.
Audrey Hepburn der ki:- Hiçbir Şey İmkansız Değildir İmkansızlığın İçinde Bile Bir İmkan Vardır. Kırılganlığı içselleştirip ayakta kalma becerimizi, gerçeklere odaklanarak, dayanıklılığımızı artıracağız.
Prof. Ayşe Bilge Selçuk’un Psikolojik Sağlamlık kitabından tüyolar bana iyi geldi.
Kırılganlık Brene Brown’a göre yara alma cesaretine sahip olmaktır. İstakoz yumuşak kabuğunu gün gelince büyümek için kırar ve yeni sert bir kabuk yaparmış. İşte kendimizin zırhını parçalayarak kaygı endişe gibi zayıf yanlarına bakmak da değişimin ve dönüşümün öncüsü adledilebilir.
Kaygıyla Randevuya Çıkmak:
Endişelerimizi sakin şekilde gözden geçirmek için nefeslenelim ve kahvemizi çayımızı demleyip buna zaman ayıralım. Bu randebu bizi sürekli bunu düşünüp küf fabrikamızda konuyu büyütmemizi engeller.
Kaygının tetikleyicilerini fark etmek:
En büyük sabatörümüz zihnimizin arkasından bize sufle yapan ‘YARGILAYICI VE MÜKEMMELİYETÇİ’ yanımız olabilir. Ben ‘Beceriksizim, İyi olmadı, Yapamıyorum’ sesleri geldiğinde bu tetikleyici ile aramıza mesafe koymak ve içimizdeki bilgeyi davet etmek işimize yarayabilir. Örneğin: Bunu sürekli bir şikayet konusu yapmak yerine konuşmamayı seçmek vb.
Öz- Şevkat:
Tıpkı sevdiğimiz insanları çocuğumuzu sevmek gibi kendimize anlayış gösterip hata yapmaya izin vermek bizleri potansiyelimizle yüzleştirecektir. Yapılan bir yanlış sebebiyle kendini suçlu hisseden kişinin bunu telafi edebileceği şeyler vardır. Neler yapabileceğimize odaklanamak bizi rahatlatır.
Hadi gelin ufak adımlarla bir kaç tüyoyu hayatımızda uygulamaya başlayalım ve sonuçlarına şahitlik edelim hep beraber…





