İçeriğe atla
Tüm yazılar

Z Kuşağı Ekiplerde Yönetici Olmak – Bir Vaka Çalışması

Seden Limoncuoğlu
Z Kuşağı Ekiplerde Yönetici Olmak – Bir Vaka Çalışması

Z Kuşağı Ekiplerde Yönetici Olmak – Bir Vaka Çalışması

Neredeyse tüm müşterilerim, Z kuşağını anlamak ve yönetmek üzerine eğitim talep ediyor. Bu ihtiyacı dile getirmek ve üst yönetimden başlayarak yöneticilerin öğrenmeye açıklığını görmek, bence takdire şayan bir farkındalık.

18 yıldır kuşak analizi yapan Evrim Kuran, bu konuda haklı bir tespit yapar: “Bir kuşağı anlamak, bir dönemi anlamaktır. Bir dönemi anladığınızda ise paradigmanın kıskacına sıkışmaktan kurtulursunuz. Ve sizin gibi olmayanları, kendinize ait yargılarla değil, onlara ait gerçeklerle görmeniz mümkün olur.” İş yerlerinde yaşanan bu kaosu, Kuran, Kuşaklar arası çatışma yerine yaratıcı bir uyumsuzluk olarak tanımlamayı seçiyor.

X Kuşağı (1965-1975): Bağımsız, kendine güvenen, şüpheci, teknolojiye adapte, otoriteye güvensiz, informal, liyakata dayalı liderlik anlayışı ve iş/yaşam dengesini gözeten bir kuşak. Türkiye nüfusunun %20’sini oluşturuyor. Bugünkü iş yaşamında önemli ölçüde liderlik koltuklarında gördüğümüz bir X kuşağı. Bu kuşak, iş yaşamının ilk döneminde iş yerinde ciddi olmayı öğrenmiş; gülmeyi, eğlenmeyi iş dışına bırakmış. (Evrim Kuran)

Z Kuşağı (2004 ve sonrası): Yetiştikleri dönemde sadeleşme, sürdürülebilirlik, girişimcilik ve sivil toplum inisiyatifleri değer kazanıyor. Doğa dostu ürünler, barışçıl bir dil ve yaratıcı zekâ, her zamankinden daha kıymetli. Zaman ve mekân sınırı olmaksızın dünya çapında network kurmak isteyen, zeki, sessiz, teknoloji gurusu ve kural tanımayan bir kuşak. Memnuniyet beklentisiyle büyüyen bu kuşak, hızlı sonuçlar istiyor ve sabırsızlıkyaşıyor. Uzun vadeli planlama ve sürdürülebilir çabalarda bazen zorlanabiliyorlar. Yüksek beklentiler ve rekabetçi bir dünya ile karşı karşıya olduklarından, özgüven eksikliği yaşayabiliyorlar.

İşte Bilgi Teknolojileri’nde çalışan deneyimli bir yönetici arkadaşın yaşadıkları:

Yönetici ekibinde önemli bir görevi, evden çalışmanın yaygın olduğu pandemi döneminde, Z kuşağından bir çalışana veriyor. Çalışanın uzun bir sessizliğinden sonra telefonda geçen diyalog şöyle:

Ç: Ağabey, ben istifa edeceğim.
Y: Oğlum, hayırdır? İş mi buldun?
Ç: (Hüngür hüngür ağlayarak) Senin istediğin işi maalesef tamamlayamadım.
Y: Tamam, sakin ol. (Bir espri patlatıyor) Gel ofiste konuşalım, birlikte bakarız, hallederiz, sıkıntı yok.

Bu Z kuşağı çalışanı yalnız değil. Araştırmalara göre, pandemi sırasında Z kuşağının önemli bir bölümü, kendini işe verememiş. Performans düşüklüğünün sebepleri arasında tükenmişlik, geri çekilme, iletişimde sorunlar, yönetici desteği eksikliği ve yalnızlık yer alıyor. Bu stres ve tükenmişlik, şüphesiz iş performansını ve kariyer gelişimini etkilediği gibi, çalışanların işten ayrılma olasılığını da artıracaktır.

Burada yönetici arkadaşım, bilerek veya bilmeyerek, empatik davranmış ve yargılarını park etmiş. Adeta bir hizmetkâr lider tavrı takınmış. Hizmetkâr lider, insanların gelişimine ve performansına yardımcı olur. Önceliğini hizmet etmeyeodaklayan bu liderler, çalışanlarını güçlendirmeye ve canlandırmaya odaklıdır. Takımlarındaki herkesin kişisel ve profesyonel gelişimine kendini adamışlardır. Bu tarz liderler, motive, bağlı ve yüksek performanslı çalışanlar yaratarak müşteri ve hissedar beklentilerinin karşılanacağına inanırlar.

Z kuşağı, esneklik, koç ve akıl hocası olan bir patron ve sık iletişim talebinde bulunur. İtiraf ediyorum ki, kuşağımdan bağımsız olarak, benim beklentim de aynı yönde.

Birbirimizi duyduğumuz, anlamaya çalıştığımız ve doyumlu iş ilişkileri kurarak, hem kendimiz hem de ekibimiz için hayat kalitemizi artıracağımız günlere…

Anahtar kelimeler

YalnızlıkHayat KalitesiSeden LimoncuogluYonetici KoçuKoçEsneklikYuksek PerformansHizmetkar LiderGeri CekilmeTukenmislikYaratici UyumsuzlukZ Kusagini YonetmekZ Kusagini AnlamakGirisimcilikSurdurulebilirlikSadelesmeİş İlişkilerimZ Kusagi
Paylaş
WhatsAppXLinkedIn

Bunları da okuyabilirsin

İlişki Yetkinlikleri
Online Dergi

Kısa Yolun Vaadi

"Sistemi çözdüm" diye başlayan hikâyeler neden bu kadar çekici? Sosyal kanıt, kaçırma korkusu ve bulaşıcı anlatılar, kısa yol kültürünün hem katılanlara hem katılmayanlara ne yaptığını anlatıyor. Kısa yol, emeğin yorgunluğundan kurtulma vaadidir. Yavaş ilerlemek bir eksiklik değil, bir tercihtir.

Levâic
Online Dergi

Pahalı Şehirde Ucuz Olmayan Şeyler

Şehir pahalılaştığında ilk ertelenen şey arkadaşlarla buluşmak oluyor. Araştırmalar sosyal bağların sağlık için ne kadar önemli olduğunu, üçüncü yerler ise bağ kurmanın para gerektirmediğini hatırlatıyor. Bağlardan tasarruf etmek, en pahalı tasarruftur. Bağ kurmak için pahalı bir masa gerekmez.

Levâic
Online Dergi

Öfke, Haset, Utanç

Ekonomik zorluk yalnızca kaygı üretmez. Öfke, haset ve utanç da yüzeye çıkar ama çoğu zaman konuşulmaz. Bu yazı, üç duyguyu birbirinden ayırmanın neden önemli olduğunu anlatıyor. Duyguyu adlandırmak, onun sizi yönetmesini zorlaştırır. Parasızlık bir karakter özelliği değil, bir durumdur.

Levâic