Açılış
“Bugün biraz aile içinde duygusal iklimi konuşmak istiyorum. Çünkü bazen çocukları korumaya, onlara iyi gelmeye, güven vermeye çalışırken yetişkinin kendi iç dünyasını ihmal ettiğini görüyoruz. Oysa çocuğun hissettiği güvenin önemli bir kısmı, aslında yetişkinin kendi duygusuyla kurduğu ilişkiden geçiyor. Uzman Klinik Psikolog Diana Güler’le birlikte; ebeveynin kaygısını, duygusal regülasyonu, aile içinde umut ve güven duygusunun nasıl kurulabileceğini konuşacağız.”
1.“Son dönemde hepimiz çok yoğun bir haber akışının, okullarda ve gençler arasındaki üzücü şiddet haberlerinin, bunların yarattığı kaygının, belirsizliğin ve toplumsal olarak zorlayıcı gelişmelerin içinden geçiyoruz. Bu da ister istemez yetişkinlerin, ebeveynlerin ruh halini etkiliyor.” Soru: Son dönemde artan kaygı, belirsizlik ve kötü haber akışı yetişkinlerin/ebeveynlerin duygusal dengesini en çok nasıl etkiliyor?
Son yıllarda artan olumsuz haber akışı, özellikle de şiddet, belirsizlik ve kriz temalı içerikler, bireylerin sinir sistemini sürekli bir tehdit algısı altında tutmaktadır. Bu durum, nörobiyolojik düzeyde “sürekli tetikte olma hali” ile ilişkilidir.
Travma literatüründe (örneğin Bruce Perry ve Bessel van der Kolk’un çalışmaları), sürekli tehdit algısının bireyin regülasyon kapasitesini düşürdüğü, dikkat, uyku ve duygu düzenleme becerilerini olumsuz etkilediği gösterilmektedir.
Ebeveynler açısından bu durum daha kritik hale gelir çünkü ebeveynin sinir sistemi, çocuğun sinir sistemi için bir “düzenleyici referans” işlevi görür. Stephen Porges’un Polivagal Teorisi, bakım verenin regülasyon düzeyinin çocuğun güvenlik algısını doğrudan etkilediğini ortaya koyar.
Dolayısıyla yoğun kaygı ve belirsizlik ortamı, ebeveynin duygusal esnekliğini azaltırken, aile içi duygusal iklimi de daha kırılgan hale getirmektedir.
2.“ Hayat o kadar hızlı akıyor ki ebeveynler/yetişkinler buna kapılıyorlar ve kendi içinde çok şey yaşıyor; ve bunu çocuğa göstermediğini düşünüyor. Oysa çocuklar söylenmeyeni de hissediyor, evin duygusal tonunu çok güçlü biçimde alıyor.” Soru: Bir ebeveynin kendi kaygısı, stresi ya da içsel huzursuzluğu çocuğun duygu ifadelerine ve güven hissine hangi yollarla yansıyor?
Gelişimsel psikoloji ve bağlanma kuramı bu soruya oldukça net yanıtlar sunar. John Bowlby ve Mary Ainsworth tarafından geliştirilen bağlanma kuramına göre çocuk, dünyayı öncelikle bakım verenin duygusal tepkileri üzerinden anlamlandırır.
Ebeveynin regüle edemediği kaygı, çocukta üç temel şekilde yansıyabilir:
- Duygusal bulaşma (emotional contagion): Çocuk ebeveynin kaygısını doğrudan hisseder
- Model alma (social learning): Kaygıyla baş etme biçimini öğrenir
- İçsel çalışma modelleri (internal working models): Dünya “güvenli/güvensiz” olarak kodlanır
Araştırmalar (Field, 1994; Goodman & Gotlib, 1999) özellikle ebeveyn anksiyetesinin çocuklarda kaygı bozuklukları riskini artırdığını göstermektedir.
Bu nedenle ebeveynin içsel huzursuzluğu, yalnızca o ana değil, çocuğun uzun vadeli duygusal yapılanmasına da etki eder.
3.“Çocuğa güven vermek çok sık kullandığımız bir ifade ama aslında bunun içinde tam olarak ne var, bunu biraz açmak çok kıymetli.” Soru: ‘Çocuğa güven vermek’ dediğimizde, bunun psikolojik olarak en temel yapı taşları nelerdir?
“Güven” kavramı gelişimsel olarak bağlanma, regülasyon ve öngörülebilirlik ekseninde şekillenir.
- Güvenli bağlanma: Çocuk stres anında ebeveyne yönelebileceğini bilir
- Duygusal eş-regülasyon (co-regulation): Ebeveyn çocuğun duygusunu düzenlemesine yardımcı olur
- Tutarlılık ve öngörülebilirlik: Ortam kaotik değildir
Donald Winnicott’un “holding environment” kavramı burada oldukça açıklayıcıdır. Winnicott’a göre çocuk, duygusal olarak “tutulduğunu” hissettiği bir ortamda kendiliğini güvenle geliştirebilir.
Güven, çocuğun “duygularım kabul ediliyor ve zor anlarda yalnız değilim” deneyimini tekrar tekrar yaşamasıyla oluşur.
4. “Çoğu zaman gözümüz hemen çocuğa dönüyor; ne yapalım, nasıl anlatalım, nasıl yaklaşalım diye düşünüyoruz. Ama belki de önce yetişkinin kendi içine dönmesi gerekiyor.” Soru: Bir yetişkin önce kendi içinde neyi fark etmeli ya da düzenlemeli ki çocuğu için daha güvenli bir duygusal alan oluşturabilsin?
Modern psikoterapi yaklaşımları (özellikle şema terapi, bilişsel daveanışçı terapi ve mindfulness temelli yaklaşımlar ve duygu odaklı terapi vb) yetişkinin metabilişsel farkındalığını vurgular.
Burada kritik olan:
- Duyguyu fark etmek
- Duyguyla özdeşleşmemek
- Tepki ile duygu arasına alan koyabilmek
Daniel Siegel bu durumu “name it to tame it” (adlandır ki düzenleyebilesin) prensibiyle açıklar.
Ebeveyn kendi içsel tetiklenmelerini fark ettiğinde, otomatik tepkiler yerine daha düzenlenmiş tepkiler verebilir. Bu da çocuğun maruz kaldığı duygusal ortamı doğrudan değiştirir.
5. “Özellikle ebeveynler bazen çocuklarının yanında güçlü görünmeye çalışırken kendi duygularını bastırabiliyor, bazen de tam tersine kaygıyı çok yoğun biçimde ortama taşıyabiliyor.” Soru: Ebeveynler çocuklarının yanında en sık hangi duygusal hataları yapıyor?
Literatürde bu hatalar genellikle iki uçta ele alınır:
- Duygusal yok sayma (emotional invalidation)
- Aşırı duygusal yükleme (emotional flooding)
John Gottman’ın ebeveynlik araştırmaları, çocuğun duygularının küçümsenmesinin uzun vadede duygusal regülasyon becerilerini zayıflattığını göstermektedir.
Ayrıca ebeveynin kendi kaygısını çocuğun davranışı üzerinden kontrol etmeye çalışması (örneğin aşırı koruyuculuk), çocuğun özerklik gelişimini de sekteye uğratabilir.
6. “Bir evde duyguların nasıl yaşandığı, nasıl konuşulduğu, nasıl regüle edildiği çocuğun da kendi iç dünyasını kurma biçimini etkiliyor.” Soru: Duygusal regülasyonu daha güçlü olan bir ebeveynin varlığı, çocuğun kaygı, stres ve belirsizlikle baş etmesini nasıl etkiler?
Regüle bir ebeveyn, çocuğun sinir sistemi için bir “harici düzenleyici” işlev görür.
Anahtar kelimeler
Bunları da okuyabilirsin
Online DergiPara Konuşulmayınca İlişki Ne Konuşur?
Para tartışmaları çiftlerde daha sık değil, daha ağır geçiyor. Aile stres modeli ekonomik baskının ilişkiye nasıl girdiğini, konuşulmayan rakamların evin içinde nasıl konuşmaya devam ettiğini anlatıyor. Konuşulmayan rakam, evin içinde başka yollardan konuşur. Para konuşmak bir ilişki yetkinliğidir.
Belirsizlikte 10 Mikro Dayanak
Belirsizlik dönemlerinde en yorucu şey ne olacağını bilmemek. Kontrol edebildiklerini ayırmaktan anlamı hatırlamaya, belirsizliğin içinde tutunacak on küçük dayanak. Güne haberle başlamak, günü alarmla başlatmaktır. İkinci sütun kaygıyı, birinci sütun eylemi besler. "Neden" netse yol kaybolmaz.
Kısa Yolun Vaadi
"Sistemi çözdüm" diye başlayan hikâyeler neden bu kadar çekici? Sosyal kanıt, kaçırma korkusu ve bulaşıcı anlatılar, kısa yol kültürünün hem katılanlara hem katılmayanlara ne yaptığını anlatıyor. Kısa yol, emeğin yorgunluğundan kurtulma vaadidir. Yavaş ilerlemek bir eksiklik değil, bir tercihtir.
