İçeriğe atla
Tüm yazılar

Sesimiz Çıktığı Kadar Güçlüyüz: Kadın-Erkek İlişkilerinde Susmak

İlayda Tüter
Sesimiz Çıktığı Kadar Güçlüyüz: Kadın-Erkek İlişkilerinde Susmak

Erkek egemen bir kültürde yaşayanlar söylediklerimi anlayacaktır.

Bu cümlenin baştan hatalı olduğunu fark ettiniz mi?

Çünkü erkek egemen bir üst kültürde yaşasak da alt kültürümüz, ailemiz ve çevremiz o derece ataerkil olmayabilir. Çoğumuz cici kız, nazik, terbiyeli olarak büyütülsek de bir zaman gelir ki şalterler atar! Bu çok normaldir. Leyla Navaro ‘‘İki Boy Ufak Pabuç’’ kitabında kadınların içine sıkıştırıldığı ayakkabılardan (kültürel standartlar örüntüsü) özgürleştirmek için verdikleri tepkilere Sağlıklı Depresif Tepkiler adını veriyor. Peki nedir bu sağlıklı depresif tepkiler? Mesela bekletilmekten şikâyet etmeyen ‘cici kız’ modeline uygun bir kadın düşünelim. Terapisti iki üç kere randevularına elinde olmadan gecikti ve ısrarla bunun onu rahatsız edip etmediğini soruyor. Bu kadın sinirleniyor aslında ama öfkesini ifade edemiyor. Çoğu kadın nazik olmayı sessiz olmakla özdeşleştiren ataerkil kültürün kurbanı oluyor. Sus be kadın! sesini çıkarma kadın! cadı kadın… Bu liste böyle gider. Ve biliriz ki sesini çıkaran kadınlar mitolojide ve dini anlatılarda da dışlanmıştır. Lilith’in Adem’in ilk eşi olduğunu çok az kişi bilir çünkü ikisi de aynı özden yaratıldığı için Lilith eşitlik için Adem’e meydan okur ve sonuç olarak Lilith cennetten kovulur. Bugün Lilith’in hikayesi hepimiz için hala anlamlı ise dönüp bakmamız gereken belki de sadece erkek egemen toplum değil buna başkaldırma cesareti gösteren kadınların çağlar boyunca süregelmiş mücadelesidir.

Sesimiz Özgürlüğümüz

Bir kuş uçmak için kanata ihtiyaç duyuyorsa insanlar da iletişim kurmak, bir yerden bir yere ulaşmak için seslerini duyurmaya ihtiyaç duyarlar. Yani sesimiz özgür irademizdir. Sesimiz kısıldığında özgürlüğümüz ağır bir darbe alır.  Leyla Navaro, İki Boy Ufak Pabuç kitabında kadınların içine sıkıştırıldığı rolleri, bu rollere uyum sağlamak için benliklerinden nasıl ödün verdiklerini anlatırken, aslında toplumun beklentilerine karşılık gelen “uyumlu kadın” kalıbını sorgulamamıza neden olur. Kitabında şöyle der:

“Kadın, kendisine giydirilen bu pabuçların küçük geldiğini fark ettiğinde ya ayaklarını küçültmeye çalışır ya da acıya katlanarak yürümeye devam eder. Ama bazen, artık acıya dayanamaz ve o pabuçları çıkarıp atar.”

Bu mecaz, kadının kendi sınırlarını keşfetme sürecini, sessizliğini fark edip sesini bulma yolculuğunu anlatır. Kadın susarken sadece sözünü değil, kimliğini de susturur. Oysa seslenmek, direnmek ve ‘ben buradayım’ demek özgürleşmenin ilk adımıdır.

Sessizlik, Şiddetin Bir Biçimi midir?

Kadının öfkesinin bastırılması, sadece bireysel değil, toplumsal da bir sorundur. Çünkü bu bastırılmış öfke, zamanla ya içe yönelip depresyona ya da dışa yönelip öfke patlamalarına dönüşebilir. Leyla Navaro, sağlıklı depresif tepkileri şöyle tanımlar:

“Kadın, bastırdığı öfkesini fark ettiğinde ve bu öfkeyi haklı bir yere kanalize ettiğinde, kendi duygusal sınırlarını yeniden çizer. Bu süreç sağlıklıdır çünkü kadının özsaygısını yeniden inşa eder.”

Bu noktada susmak, pasif bir durumdan çıkıp aktif bir bastırma biçimine dönüşür. Kadın sessiz kaldığında, kendisini değersiz hissetmeye başlar. İlişkide sorunlar olduğunda, sadece konuşan değil, dinleyen de susarak suça ortak olur. Dolayısıyla susmak, sadece bir davranış değil; bir kader haline gelir. Bu kaderi kırmak için önce fark etmek gerekir.

Sessizliğin Bedeli

Ataerkil kültür, kadının öfkesini ‘histeri’, direnişini ‘cadılık’, sorgulamasını ‘saygısızlık’ olarak tanımlar. Kadın bu sıfatlardan kaçmak için susar. Ama o sustukça, ilişkilerde adaletsizlik derinleşir. Oysa ilişkide denge, iki tarafın da sesini duyurabilmesiyle mümkündür. Leyla Navaro’nun ifadesiyle:

Anahtar kelimeler

SessizlikSiddetKadinIlayda TuterKirici OlmakSusmakSusmaIc SesAtaerkil KültürKadin OlmakLeyla NavaroCadi KadinAdemLilithCici KizIki Boy Ufak Pabuc
Paylaş
WhatsAppXLinkedIn

Bunları da okuyabilirsin

İlişki Yetkinlikleri
Online Dergi

Kısa Yolun Vaadi

"Sistemi çözdüm" diye başlayan hikâyeler neden bu kadar çekici? Sosyal kanıt, kaçırma korkusu ve bulaşıcı anlatılar, kısa yol kültürünün hem katılanlara hem katılmayanlara ne yaptığını anlatıyor. Kısa yol, emeğin yorgunluğundan kurtulma vaadidir. Yavaş ilerlemek bir eksiklik değil, bir tercihtir.

Levâic
Online Dergi

Pahalı Şehirde Ucuz Olmayan Şeyler

Şehir pahalılaştığında ilk ertelenen şey arkadaşlarla buluşmak oluyor. Araştırmalar sosyal bağların sağlık için ne kadar önemli olduğunu, üçüncü yerler ise bağ kurmanın para gerektirmediğini hatırlatıyor. Bağlardan tasarruf etmek, en pahalı tasarruftur. Bağ kurmak için pahalı bir masa gerekmez.

Levâic
Online Dergi

Öfke, Haset, Utanç

Ekonomik zorluk yalnızca kaygı üretmez. Öfke, haset ve utanç da yüzeye çıkar ama çoğu zaman konuşulmaz. Bu yazı, üç duyguyu birbirinden ayırmanın neden önemli olduğunu anlatıyor. Duyguyu adlandırmak, onun sizi yönetmesini zorlaştırır. Parasızlık bir karakter özelliği değil, bir durumdur.

Levâic