İçeriğe atla
Tüm yazılar

Hayatı Karşılamak

Yasemin Yurdakul

Hayat aslında çoğu zaman yavaş gelmez. Sabah çalan alarmdan itibaren başlar.

Uyanmak, evin içinde dolaşmak, hazırlanmak, ne giyeceğine karar vermek, dışarı çıkmak, trafiğe girmek, önündeki arabanın yaptığı ani bir harekete dikkat etmeye çalışmak, yetişmek, düşünmek, cevap vermek, bir toplantıya girmek, bir telefon görüşmesi yapmak, gelen bir mesajı anlamlandırmaya çalışmak…

Bazen bir çalışanla yaptığınız kısa bir görüşmenin gidişatı bile gününüzün hissini değiştirebilir.

Bazen beklenmedik güzel bir şey olur ama fark etmeyiz.

Bazen de gün o kadar hızlı geçer ki, akşam olduğunda sadece şunu söyleriz:

“Bugün nasıl geçti anlamadım.”

Bugün artık sadece olayları yaşamıyoruz.

Sürekli bir maruz kalma hali içinde yaşıyoruz.

Belki de bu yüzden en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri, hayatı nasıl karşıladığımızı fark etmek.

Çünkü hepimiz hayatı aynı şekilde karşılamıyoruz.

Alışkanlıklarımızın içinden, geçmiş deneyimlerimizin içinden, öğrendiklerimizin içinden, korkularımızın, beklentilerimizin ve algısal seçiciliğimizin içinden karşılıyoruz.

Bazılarımız bir olay geldiği anda hemen panikliyor.

Bazılarımız öfkeleniyor.

Bazılarımız kontrol etmeye çalışıyor.

Bazılarımız hiçbir şey hissetmemeye çalışıyor.

Bazılarımız sessizce donuyor.

Bazılarımız ise yaşadığı şeyi gerçekten dinlemek yerine, sadece kendi zihninin içindeki eski sesi duymaya devam ediyor.

Ve bazen bu tepkiler o kadar otomatikleşiyor ki, gerçekten ne hissettiğimizi fark edemiyoruz bile.

Oysa hayat sadece krizlerden oluşmuyor.

Hayat sadece tekdüzelikten de oluşmuyor.

Ve hayat sadece bizim gördüğümüz yerden ibaret değil.

Bazen güzel bir haber geliyor ama zihnimiz hâlâ bir saat önce yaşadığımız stresin içinde kaldığı için sevinemiyoruz.

Bazen biri bizi gerçekten seviyor ama geçmiş kırgınlıklarımızdan çıkamadığımız için o sevgiyi hissedemiyor ya da hissettiremiyoruz.

Bazen hayat sakinleşiyor ama biz hâlâ alarmda yaşamaya devam ediyoruz.

Sanki biraz sonra kötü bir şey olacakmış gibi…

Belki mesele sadece iyi hissetmek değil.

Anahtar kelimeler

Paylaş
WhatsAppXLinkedIn

Bunları da okuyabilirsin

Online Dergi
Online Dergi

Para Konuşulmayınca İlişki Ne Konuşur?

Para tartışmaları çiftlerde daha sık değil, daha ağır geçiyor. Aile stres modeli ekonomik baskının ilişkiye nasıl girdiğini, konuşulmayan rakamların evin içinde nasıl konuşmaya devam ettiğini anlatıyor. Konuşulmayan rakam, evin içinde başka yollardan konuşur. Para konuşmak bir ilişki yetkinliğidir.

Levâic
Online Dergi

Belirsizlikte 10 Mikro Dayanak

Belirsizlik dönemlerinde en yorucu şey ne olacağını bilmemek. Kontrol edebildiklerini ayırmaktan anlamı hatırlamaya, belirsizliğin içinde tutunacak on küçük dayanak. Güne haberle başlamak, günü alarmla başlatmaktır. İkinci sütun kaygıyı, birinci sütun eylemi besler. "Neden" netse yol kaybolmaz.

Levâic
Online Dergi

Kısa Yolun Vaadi

"Sistemi çözdüm" diye başlayan hikâyeler neden bu kadar çekici? Sosyal kanıt, kaçırma korkusu ve bulaşıcı anlatılar, kısa yol kültürünün hem katılanlara hem katılmayanlara ne yaptığını anlatıyor. Kısa yol, emeğin yorgunluğundan kurtulma vaadidir. Yavaş ilerlemek bir eksiklik değil, bir tercihtir.

Levâic