Bedeninle Konuşuyor musun, Yoksa Onu Susturuyor musun?
Bedenin, senden önce konuşur.
Yakınlıkta…
Flörtte…
Temasta…
Ama çoğu insan, bedeninin söylediklerini dinlemeyi erken yaşta bırakır.
Utançla.
Öğretilmiş sınırlarla.
“Böyle hissetmemeliyim” cümleleriyle.
Sonra yetişkinlikte şu sorular belirir:
“Neden flörtte rahat değilim?”
“Neden yakınlaşınca geriliyorum?”
“Neden bedenimle temas kurmak zor geliyor?”
Bu bir eksiklik değil.
Bu, bedenle kopmuş bir ilişkinin sonucu.
Cinsellik Bir Performans Değil, Bir Temas Alanıdır
Toplum cinselliği ya fazla konuşur,
ya hiç konuşmaz.
Ama çok az yerde cinsellik,
bedenle kurulan güvenli bir ilişki olarak ele alınır.
Oysa cinsel benlik:
- Cesaret meselesi değildir
- Bilgi meselesi hiç değildir
- “Rahat olmak” zorunluluğu da değildir
Cinsel benlik, kişinin bedeninde kendine izin verdiği alanla ilgilidir.
Bedenle barış olmadan, yakınlık özgürleşmez.
Anahtar kelimeler
Bunları da okuyabilirsin
Cinsellikle Olan İlişkimÖfke, Haset, Utanç
Ekonomik zorluk yalnızca kaygı üretmez. Öfke, haset ve utanç da yüzeye çıkar ama çoğu zaman konuşulmaz. Bu yazı, üç duyguyu birbirinden ayırmanın neden önemli olduğunu anlatıyor. Duyguyu adlandırmak, onun sizi yönetmesini zorlaştırır. Parasızlık bir karakter özelliği değil, bir durumdur.
Söz Verirken Hangi Benliğim Konuşuyor?
Eylülde takvim kimsenin doldurduğunu hatırlamadığı biçimde dolar. Evet diyen benlikle uygulayan benliğin farkı, hayır diyememenin gerçek maliyeti ve sınırın altı ayrı kası. Takvimi kimse doldurmadı; her satırı biri kabul etti. Hayır diyememek kibarlık değil, ertelenmiş kırgınlıktır.
Online Dergiİlişkinizde Sevinç Var mı?
Sevinç, ilişkilerde lüks değil yatırımdır. Bu yazı, yaz enerjisini ilişki yetkinliğine dönüştürecek somut ve hafif bir çerçeve sunuyor. İlişkinde sevinç var mı? Birlikte gülmek de bir yetkinliktir. Yaz enerjisi içeri girsin. Küçük anlar, büyük bağlar kurar. Neşeni geliştir — ilişkin hissedecek.

