Dali ve Gala
Her harika erkeğin arkasında harika bir kadın vardır diye bir söz vardır. Bunun haklılık payı ne kadardır, tartışılır fakat bu hikayemizin konusu, bunun en gerçek örneklerinden biri gibi görünüyor. Bu hikaye, Salvador Dalí ve Gala’nın hikayesidir. Salvador Dalí’yi tanıtmaya gerek yok sanırım fakat Gala, Dalí’nin onsuz asla modern sanatın simgesi haline gelemeyeceği eşidir.
Gala’nın gerçek adı Helena Ivanovna Diakonova’dır. Dalí’den 10 yaş büyüktür kendisi. 1929’da tanıştıklarında şair Paul Eluard ile evlidir ve küçük bir kız annesidir. Gala, aynı zamanda onu bir dizi portrede resmeden Max Ernst ile sevgilidir. Fakat Dalí ile tanışmaları ise ilk görüşte aşktır. Dalí, Gizli Yaşamı’nda şöyle anlatır bu aşkı: “O benim Gradiva’m, ileriye giden kişi, zaferim, eşim. Bu, kaderimizdi bizim”. Gradiva, küller altından çıkan aşkın tanrıçası anlamına gelir. Ana karakteri Sigmund Freud olan W. Jensen’in bir romanının başlığından gelir isim. Gradiva, kitabın kahramanıdır ve ana karaktere psikolojik şifa getiren odur.
Gala, Dalí’nin ilk görüşte ilham perisi olur. Çalışmalarında sıkça görülen bir modeldir. Genellikle Port Lligat’ın Madonna tablosundaki Kutsal Bakire Meryem gibi dini rollerde yer alır.

“Çoğunlukla senin varlığınla, Gala, boyadım ben resimlerimi” diyerek Dalí, 1930’ların başından itibaren resimlerini hem kendisinin hem de Gala’nın isimleriyle imzalar. Gala da onun temsilcisi olarak hareket eder. Dalí’nin hakları için galeri sahipleri veya alıcılarla delicesine savaşır. Dalí’nin kariyer kararlarını etkilemek için ise kendi inancına göre tarot kartları kullanır. Her açıdan oldukça uyumlu ve kazançlı bir ilişki yürütürler. “Gala’yı parıldasın diye cilalardım, onu elimden geldiğince en mutlu kılardım, ona kendimden daha çok önem verirdim çünkü onsuz her şey biterdi.” diye anlatır Dalí.
Ama hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. 60’ların sonunda ilişkileri solmaya başlar. Hayatlarının geri kalanı, yalnızca geçmiş tutkularının için için yanan parçalarıdır. 1968’de ressam, Gala’ya bir kale satın alır ve Gala’nın izni olmadan oraya gitmeyeceğine söz verir. Gala ise zamanının çoğunu orada geçirir.
Dalí, 1980 yılında 76 yaşındayken felç nedeniyle emekliliğe ayrılmak zorunda kalır. Motor bozukluğu, onu fırça tutamaz hale getirir ve durumu kötüleştikçe Gala’ya karşı daha az hoşgörülü olur. Aralarındaki sorunlar gitgide artar.
Gala, ciddi bir grip vakasının ardından 1982’de İspanya’da ölür. Kocasının hediyesi olan bir kalenin arazisine gömülür. Onca olumsuzluğa rağmen Gala öldüğünde, Dalí’nin hayatı donuklaşır. Yemek yemeyi bırakır, yüzünü tırmalar, sürekli bağırır ve ağlar. Ve son 7 yılını da bu şekilde geçirir.
İlginç bir şekilde, 1982’nin başlarında Gala’nın rahatsızlandığını fark ettiğinde Dalí, ikisi arasında küçük bir açıklık bulunan iki mezar inşa edilmesini ister. Böylece ölümün ötesinde de el ele tutuşabilirler.
Dalí’nin Günlüğü adlı kitabında Dalí, “Onu annemden, babamdan, Picasso’dan ve hatta paradan daha çok seviyorum” der.– Levâic ile sürdürülebilir ilişkiler yaratın!
Tweet
İlgili Yazılar
- Posted on
Levaic
Anahtar kelimeler
Bunları da okuyabilirsin
Romantik İlişkilerim
İlişki YetkinlikleriLevâic Görüşme Paketleri 2 : Göründüğün Güç Yetmez
İçindeki Dayanıklılığı Uyandırmadan Gerçek Güç Oluşmaz Çevrende güçlü görünüyorsun. Sorumluluk alıyorsun, ayakta duruyorsun, idare ediyorsun. İnsanlar sana “sen halledersin” diyor.
Aile İlişkilerimLevâic Görüşme Paketi 1 : Tekrarlayan İlişkilerin Sırrı
Değişmeyen Hayat Değil, Değişmeyen Kalıplar Yeni bir yıla girdik. Takvim değişti. Ajandalar yenilendi. Peki ya ilişkiler?
Aile İlişkilerimNeden Konseptli Görüşmeler Öneriyoruz?
Az Zaman, Net Hedef, Gerçek Dönüşüm Yeni bir yıla girerken birçok kişi şunu hissediyor: “Bir şeyleri değiştirmem gerekiyor… ama nereden başlayacağımı bilmiyorum.” İşte tam bu noktada, uzun ve dağınık süreçler yerine konseptli görüşmeler devreye giriyor.

